Bu ayki konuğum İnform Elektronik San. ve Tic. A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Sn. Davut Yurttaş. Bundan yaklaşık 25 sene önce Karaköy'de küçük bir bodrum katında 2-3 kişiyle beraber kurulan İnform aradan geçen bu süre içerisinde öylesine büyük aşama kaydetti ki; iki fabrika ve toplam 700 kişiyi aşan çalışan sayısıyla konusunda "Ortadoğu ve Balkanların en iyisi" olarak gösteriliyor. Kendisine bu başarının sırrı nedir diye sorduğumda mütevazı bir tavırla "Demek ki Ortadoğu ve Balkanlar çok küçükmüş" diye yanıtladı. Kendisini çok iyi bir Tüccar olarak tanımlarken sağladığı başarıyı 8 yaşından itibaren babasının yanında başladığı ve eğitimiyle paralel aralıksız devam eden ticaret hayatına bağlıyor. Başarısının altında yatan en büyük özelliği ise "Krizleri bir fırsat olarak görmesi". Krizlerin Türkiye'de en etkili olduğu dönemlerde fabrika satın alıyor ve işine yatırım yapıyor. Çalışanları ile arası çok iyi. Çok sevilen bir yönetici olduğu fabrikalarda bulunduğumuz kısa zaman diliminde bile personelin tavırlarından belli oluyordu. Hedefi ise oldukça iddialı "Avrupa'daki ilk 5 büyük firmadan biri olmak istiyor". Röportajımız esnasında gösterdiği sıcak ilgi ve sonrasındaki konukseverliğiyle insan ilişkilerinde de ne denli başarılı olduğunu kanıtladı. Yolunun çok açık olduğuna inandığım Sn. Yurttaş'a bize ayırdığı değerli zamanı için teşekkür ediyorum.

Aykut ALTINDAĞ
Genel Yayın Yönetmeni

A.A. : Bugüne kadarki hayatınızı özellikle okul yıllarınızdan başlayarak anlatır mısınız?
D.Y. : 1953 yılında Samsun'da doğdum, İlkokulu Bozkurt ve 30 Ağustos İlkokul'larında, Ortaokul 2. sınıfı Samsun Devrim Ortaokulu'nda, Ortaokul 3. sınıfı ise İstanbul Yeşilköy Ortaokulu'nda okudum. Samsun'da bulunduğumuz zaman zarfında okula paralel olarak babamın işyerinde çalıştım. Pertevniyal Lisesi'nde geçen üç yılım boyunca da bu çalışmam haftasonları ve yaz tatillerinde sürdü. Üniversiteyi, Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde Makine Mühendisliği okumak üzere gidip, Elektronik ve Haberleşme Mühendisi olarak tamamladığım Trabzon'da bitirdim. Yani tesadüfen Elektronik Mühendisi oldum. Ailemden uzak kaldığım üniversite yıllarım düşüncelerimin ve kişiliğimin oturduğu, siyaset bilimi ile tanışıp yoğrulduğum, toplumsal olaylara farklı bakış açılarına ulaştığım yıllar oldu. 4 yıllık üniversite ve yurt hayatı kendi içinde öğretici derslerle dolu, insanları tanıma ve değerlendirmede paha biçilmez tecrübeler kazandığım unutulmaz anılarla dolu yıllarımdır. Üniversite sonrası İstanbul'a ailemin yanına döndüm ve askerliğime kadar çalışacağım ilk diplomalı işime başladım. Prof. Dr. Turgut Tüfekçi'nin proje bürosundaki çalışmalarım askerlikle son buldu. 1979 yılında evlenip askere gittim. Karamürsel ve Gölcük'te geriye baktığımda son uzun tatilim diyebileceğim askerliğimi tamamladım. Askerlik sonrası İnform macerası başladı.

A.A. : İnform ne zaman ve nasıl kuruldu?
D.Y. : 1980 yılında kardeşim Mustafa Yurttaş ve bir Alman Mühendis arkadaşın ortaklaşa kurduğu ''Özdisan Elektronik Sanayi'' isimli şirkete katıldım. Önce uyum sorunu yaşanabilir endişesiyle çalışan olarak, akabinde ortak olarak çalışmaya başladım. Bu firma bugünkü İnform'un temelini oluşturur.

Önceleri Alman mühendisin teknik bilgileri bizim ticari becerilerimiz ve bedeni çalışmalarımızla redresör, kaynak makinası vb. özel imalatlarla kendi rotamızı bulmaya çalıştık. Yaptığımız işlerde mutlaka fazladan teknik bir şeyler olması kısa zamanda dar bir çevrede de olsa ünlenmemizi sağladı. Özellikle Karaköy çevresinde başı ağrıyanın elektronik konusundaki doktoru olduk. Arayışlarımız bizi özellikli redresörler, otomatik voltaj regülatörleri, zaman röleleri, dc motor sürücüler, indüksiyon ısıtma sistemleri ve nihayet kesintisiz güç kaynaklarına kadar türlü imalatlara sürükledi. Tüm bu ara dönemlerde hep iyi şeyler yaptık, iyi anıldık, aranılan ve tercih edilen bir firma olduk. Ve nihayetinde özel imalatla bir yere varılamayacağı düşüncesiyle tercihimizi kesintisiz güç kaynağı üretimi için kullanarak sıçrama noktamıza ulaşmış olduk. Bu arada kadromuz 30 kişiye, sene 1985'lere ulaşmıştı.

Bu dönemde elektronik komponent konusunda çektiğimiz tedarik sıkıntısı bizi bu konuda kendi göbeğimizi kesmeye zorladı ve "Özdisan Elektronik Pazarlama'' isimli 2. firmamızı kurarak ihtiyacımız olan ürünlerin tedariği yanında Karaköy piyasasına da satma faaliyetine girdik. Bu firmamız bugün ''Özdisan Elektronik Pazarlama A.Ş.'' olarak aynı yerde ama bu defa bulunduğu hanın tamamı yani 2000 metrekarelik alanda ithalat ve pazarlama yapan firmamızın temelini oluşturur. Daha sonra firmaların isim benzerliğinden kaynaklanan karmaşayı aşmak için imalatçı firmamızın ismini ''İnform'' olarak değiştirdik ve her iki şirketimizi A.Ş. statüsüne kavuşturduk. Akabinde Des'teki 4000 metrekarelik tesisin yapılması, 1995'te buraya taşınılması, 1999'da Sarıgazi'deki 8000 metrekarelik fabrikanın bitirilip paralel olarak faaliyete geçirilmesi ve bugünlerde temelini atacağımız 3. fabrika...

A.A. : Sahibi olduğunuz fabrika için "Ortadoğu ve Balkanların en büyüğü" olduğu söyleniyor. Bunu nasıl sağladınız?
D.Y. : Kendi içinde doğru söylenmiş, fakat şunu belirtmek lazım Türkiye'nin en büyüğü olan zaten bu coğrafyanın da en büyüğü oluyor. Çünkü Türkiye güç elektroniği konusunda kıyas kabul etmeyecek bir şekilde komşularından ilerdedir. Yani kısaca Türkiye'deki büyümemiz bizi doğal olarak komşularımız arasında da en büyük yaptı.

A.A. : Türkiye'de içinde bulunduğunuz sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz?
D.Y. : İyi ile kötünün, doğru ile yanlışın iç içe olduğu, tüm diğer sektörlerde ve az gelişmiş coğrafyalardaki gibi herkesin birbirinin ayağına basmaya çalıştığı bir sektör. Bu karmaşanın içine girerek ilerlemek ve büyümek mümkün olmadığı için biz iyiler tarafında kalmaya çalışarak ve iyilerle birlikte yolumuza devam ediyoruz. Pazarın küçüklüğü ve ekonominin çıkmazları doğal olarak firmaları varolma savaşında agresif davranışlara itiyor. Bu da kaliteyi, fiyatı ve satış sonrası hizmetleri etkiliyor. Aslında kendi içinde firmaların sonunu getiren bir sarmal. Bu sarmala girmemek için iç pazarın etkisini en aza indirmek ve dış pazarların enginliğinde yol almak gerekiyor. İnform'da bunu yapmaya çalışıyor.

A.A. : Bize biraz da işinizin zorluklarından bahseder misiniz?
D.Y. : İşimiz zorluklarıyla anlamlı ve güzel. Çözebildiğimiz sürece zorluklardan keyif bile aldığımız söylenebilir. İllaki sızlanmak gerekirse yeterli devlet desteği olmaması, rekabet ortamında kayıt dışılıktan kaynaklanan avantajların bizim gibi herşeyi ile kayıtlı firmaları olumsuz etkilemesi, yan sanayinin olmaması yüzünden her şeyi kendinizin yapmak zorunda kalması, hammadde, enerji ve haberleşmede uluslararası rekabette olumsuz etkileri olan yüksek girdiler, kredilerin size ulaşana kadarki yüksek yüzdeli faizleri ve ulaşılmazlıkları, herşeye rağmen nitelikli işgücü teminindeki sıkıntılar, devletin verenden daha fazla alma gayretleri ve buna bağlı olarak da vermeyenden hiç almama alışkanlığı yıldırıcı sebepler olarak gösterilebilir. Ama bunlarda olumluluklar olsa bile asıl zorluk bir teknoloji şirketi olarak teknolojiyi takip etmek ve ilk uygulayan olmaktadır. Aksi takdirde ülke sınırları dışında satış şansınız olmuyor, olsa bile süreklilik arzetmiyor. Bu nedenle güçlü Ar-Ge'ler, yüksek Ar-Ge giderleri ve sürekli gelişmeleri takip etmek kaçınılmaz oluyor. İnform bu konuda yaptığı ve yapmakta olduğu çalışmalarla dış piyasalarda da kendine bir yer bulmayı başarmış, giderek daha bilinen ve aranan bir marka olma yolundadır.

A.A. : Kriz dönemlerinde birçok işyeri eleman çıkarırken, birçok işyeri ve fabrika kapanırken siz nasıl fabrika satın almayı ya da kurmayı başardınız?
D.Y. : Krizler aniden ortaya çıkmıyor ve krize hangi pozisyonda yakalandığınız krizden çıkışınızda ne durumda olacağınızı gösteriyor. Biz her dönemde gücümüze uygun adımlar attığımız için krizlere de çok kötü pozisyonlarda yakalanmadık. Para kaybettik, işlerimiz azaldı ama işçi çıkararak değil daha çok çalışarak, farklılıklar yaratarak, ihracatı artırarak krizlerden çıkmayı hedefledik ve çalışanlarımızla birlikte bunu başardık, başarılabileceğini gösterdik. Bu çaba ve çalışmalarımızda yapmayı planladığımız yatırımlar çerçevesinde bize yakın konulardaki fabrikaları satın almamızı kolaylaştırdı.

A.A. : Şirketinizin gelmesini istediğiniz yer neresi? Hayal ettiğiniz noktayı tanımlar mısınız?
D.Y. : Hayal kurarak değil çok çalışarak bir yerlere gelmeye çalışıyoruz. İşinizi iyi yaptığınızda gelmeniz gereken yere istemeseniz de geliyorsunuz. Aklımızın ve becerilerimizin sonuna geldiğimizi düşünmediğimiz için daha gidecek çok yolumuz var diyoruz. Bir teknoloji şirketi olarak 3-4 yıl içinde kendimizi konumuzda Avrupa'nın ilk beşinde görürsek buna hiç şaşırmayacağımızdan emin olabilirsiniz.

A.A. : Aşağıdaki kelimeler size ne ifade ediyor? Tek kelime veya cümle ile açıklar mısınız?
D.Y. :
İnform : Göz nurumuz, emeğimiz
Başarı : Mahkumiyetimiz
Fabrika : Evimiz
Risk : Eğlencemiz
Yatırım : Heyecanımız
Proje : Geleceğimiz
Samsun : Anılarımız
Kriz : Beceriksizliklerimizin aynası
Futbol : Trabzonspor ve tribün barışı
Disiplin : Hayat felsefemiz

A.A. : Bu yoğun temponuzda kendinize ve ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?
D.Y. : Yaşananlara bir bedel ödenmesi gerekiyor ve bu bedeli hep beraber ödüyoruz. Doğal olarak iyi şeylerden nasibini alan ailem bazı olumsuzluklarda yaşıyor. Beraber yeterince zaman geçirememek ortak sıkıntı olmakla birlikte kısa tatiller, haftasonu yoğunlukları ve boş zamanların birlikte geçirilmesi ile sıkıntıyı minimize ediyoruz. Arkadaşlarımız ve aile çevremizde yıllardır bu duruma alıştığı için sıcaklığı kaybetmeyecek yoğunlukta yaşayıp gidiyoruz. Bütün bunların yanında sporu ihmal etmeden araya sıkıştırmayı, tenis oynamayı, yüzmeyi, kayak yapmayı, bir yıl öncesine kadarda futbol oynamayı, kitap okumayı, ekonominin ve siyasetin nabzını tutacak kadar günü takip etmeyi beceriyoruz...

A.A. : Kendinizi motive edip işinizi geliştirmek için geliştirdiğiniz bir yönteminiz var mı?
D.Y. : Çalışanlara yakın olmak en büyük motivasyon kaynağım. Onlarda işin heyecanını görmek ve bunu onlarla birlikte yaşamak ve başarmak dışında özel bir yöntemim yok.

A.A. : Son olarak okuyucularımıza ve genç yönetici adaylarına nasıl bir mesaj vermek istersiniz?
D.Y. : Genç arkadaşların iyi ve yabancı dil destekli bir eğitim almalarının yanında yaşamdan kopmayacak ve yaşamın içinde olacak şekilde yetişmelerinin, çok çalışmanın yanında sebatkar olmalarının, yapabilecekleri işlere soyunup, insan ilişkilerinde verici olmalarının, her zaman doğru olup doğru kalmanın kalıcı başarının temelini oluşturduğunu unutmamalarının, hoşgörülü, iddialı ama tevazu sahibi, mücadeleci ama kaybedince sebebini araştırıp yılmayan, kazanınca şımarmayan, arkalarında kötü anılacak şeyler bırakmayan bireyler olmaları halinde başarılı olmamaları için bir neden kalmıyor.

İnform'un İstanbul Dudullu ve Sarıgazi'deki fabrikalarından görüntüler

* İnform hakkında ayrıntılı bilgiye www.inform.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

© Maxionline.net (Haziran 2004)